Makaleler » Kuantum-Akademi-Blog

BEDENİN SAKLADIĞI HAFIZA Yaşadıkların Sadece Zihninde Değil… Bedeninde de Kayıtlı Olabilir

İnsan bazen hayatındaki yorgunluğun nedenini anlayamaz. Her şey normal görünür ama içeride açıklayamadığı bir ağırlık vardır. Sabah uyanır, ancak hiç uyumamış gibi hisseder. Sürekli düşünür, sürekli tetiktedir. Dinlenmeye çalışır ama zihni susmaz. Bedeni gevşemez. İçinde görünmeyen bir alarm sistemi sürekli çalışıyormuş gibi hisseder. Çoğu insan bunun sadece “stres” olduğunu düşünür. Oysa bazı yorgunluklar zihinsel değil, duygusaldır. Ve duygusal yükler uzun süre taşındığında bedenin içine işlemeye başlar. Çünkü insan sadece düşünen bir varlık değildir. İnsan aynı zamanda hisseden, kaydeden ve yaşadığı her deneyime fiziksel olarak tepki veren bir sistemdir. Özellikle yoğun korku, değersizlik, baskı, suçluluk, çaresizlik veya bastırılmış öfke gibi duygular uzun süre ifade edilmediğinde sinir sistemi bunu bir tehdit olarak algılar. Ve işte tam bu noktada beden devreye girer. Kaslar gerilir. Nefes değişir. Kalp ritmi hızlanır. Sindirim sistemi etkilenir. Uyku bozulur. Beden sürekli tetikte yaşamaya başlar. İnsan zihni bazı olayları unutmaya çalışabilir. Ama beden çoğu zaman unutmaz. Çünkü bedenin görevi yalnızca hareket etmek değil, aynı zamanda hayatta kalmaktır. Bu yüzden bazen yıllar önce yaşanmış bir olay bile bugün hâlâ bedenin içinde yankılanıyor olabilir.

devamı için tıklayın

Eski Benliği Bırakmak Neden Zor? Değişmek İsteyip Aynı Kalan Zihnin Gerçeği

İnsan çoğu zaman değişmek ister… Ama değiştiği an korkar. Yeni bir hayat ister… ama eski alışkanlıklarına geri döner. Yeni bir ben olmak ister… ama eski kendiliğinden vazgeçemez. Ve bir noktada şu soruyla yüzleşir: “Neden değişmek istiyorum ama değişemiyorum?” Bu bir irade sorunu değil. Bu bir sistem meselesi. Çünkü insan sadece alışkanlıklarını değil… kimliğini yaşar.

devamı için tıklayın

Kendini Sabotaj Neden Olur? Bilinçaltı Sabotajını Nasıl Durdurabilirsin?

Bazen insanın karşısına çıkan en büyük engel, dışarıdaki koşullar değildir. Kendi içindeki görünmeyen dirençtir. Tam ilerleyecekken geri çekilmek… Tam fırsat yakalamışken vazgeçmek… Tam değişim başlayacakken eskiye dönmek… Ve en ilginci: Bunu yaptığını bile fark etmemek. Bu durum bir zayıflık değil… bilinçaltının koruma refleksidir.

devamı için tıklayın

İç Çocuk Yaraları Nelerdir?

İç Çocuk İyileştirme Yöntemleri ve Duygusal Dönüşüm Rehberi Bazı duygular vardır… yaşadığın ana ait değildir. Bir söz seni olduğundan fazla kırar. Bir davranış içini gereğinden fazla acıtır. Bir terk edilme ihtimali bile seni derinden sarsar. Ve çoğu zaman kendine şu soruyu sorarsın: “Ben neden bu kadar etkileniyorum?” Çünkü o tepki bugünün değil… geçmişte yarım kalmış bir duygunun sesidir.

devamı için tıklayın

Enerji Frekansı Nedir? Frekansımız Hayatımızı Nasıl Etkiler?

Hayatında yaşadığın bazı durumlar vardır… mantıkla açıklayamazsın ama hissedersin. Aynı ortamda biri huzur bulurken, bir diğeri sebepsiz bir sıkışma hisseder. Bazı insanlarla ilk tanışmada bağ kurarsın, bazılarından ise hiçbir şey olmadan uzaklaşmak istersin. Bu farkın nedeni çoğu zaman görünmezdir. Ama bilimsel ve enerjisel bir karşılığı vardır: frekans uyumu. Enerji frekansı, kişinin düşünce, duygu ve bilinç düzeyine bağlı olarak yaydığı titreşim alanıdır. Ve bu alan, farkında olmadan hayatındaki insanları, olayları ve deneyimleri etkiler.

devamı için tıklayın

Bilinçaltı Döngüleri: Görünmeyen Sistem

Tekrar Eden Hayat Döngüleri Neden Olur? Bilinçaltı Kalıpları Nasıl Kırılır? Hayatında tekrar eden şeylerin sayısı, tesadüflerin sayısından fazlaysa… orada artık şans yoktur. Sistem vardır. Çünkü aynı duyguyu farklı insanlar üzerinden yaşıyorsan, aynı sonucu farklı yollarla elde ediyorsan, aynı noktaya tekrar tekrar geliyorsan… Bu hayatın sana yaptığı bir şey değildir. Bu, senin bilinçaltının kurduğu bir düzendir. Ve o düzen değişmediği sürece… hayat sadece dekor değiştirir, hikâye aynı kalır.

devamı için tıklayın

Kuantum Düşünce Tekniği Nedir?

Kuantum Düşünce Tekniği Nedir? Olasılıklar Alanından İstediğin Hayatı Nasıl Kendine Çekersin? İnsan gerçekten düşünceleriyle hayatını değiştirebilir mi??

devamı için tıklayın

Ruhun Matematiği ve Kuantumun Sokağı: Sevcan Türkel ile Hakikate Yolculuk

Şehrin Kalbinde Bir Eşik, Ruhun Derinliğinde Bir Uyanış İstanbul... Binlerce yılın yorgunluğunu omuzlarında taşıyan, gürültüsüyle insanın kendi sesini bastıran o devasa kaos. Bu kaotik ormanın içinde, tabelaların ve korna seslerinin arasında sessiz bir eşik duruyor: Kuantum İstanbul Akademi. Burası, spiritüalizmin sadece tütsü kokulu odalara veya ulaşılmaz zirvelere mahsus olduğu yanılsamasını yıkan bir 'şifa laboratuvarı'. Sevcan Türkel, elinde bir sarkaç ve zihninde rakamların evrensel müziğiyle, modern insanın 'neden hep ben?' sorusuna kuantumun kesinliğiyle cevap veriyor. O, Carl Jung’un bahsettiği o 'yaralı şifacı'nın günümüzdeki izdüşümü gibi; kendi karanlık dehlizlerinden çıkardığı ışığı, şimdi başkalarının bilinçaltı karanlıklarını aydınlatmak için kullanıyor. Bu bir röportajdan ziyade; etten ve kemikten sıyrılıp rakamlara, frekanslara ve atalardan miras kalan o görünmez iplere doğru yapılan derin bir kazı çalışmasıdır. Şimdi, zihninizin perdelerini aralayın; çünkü Sevcan Türkel’in dünyasında 'tesadüf' yoktur, sadece henüz çözülmemiş birer matematiksel denklem olan 'bizler' varız. İnsanın kendi içine dönme süreci genellikle büyük bir sarsıntıyla başlar. Sizin bilinçaltı, rakamlar ve evrensel enerji üçgeninde kurduğunuz bu yolculuğun sıfır noktası neydi? Kuantum İstanbul Akademi fikri, hangi kişisel yaranın şifası veya hangi toplumsal ihtiyacın yansıması olarak doğdu? fullscreen İnsanın kendi içine dönme süreci genellikle büyük bir sarsıntıyla başlar. Sizin bilinçaltı, rakamlar ve evrensel enerji üçgeninde kurduğunuz bu yolculuğun sıfır noktası neydi? Kuantum İstanbul Akademi fikri, hangi kişisel yaranın şifası veya hangi toplumsal ihtiyacın yansıması olarak doğdu?

devamı için tıklayın

İç Sesini Neden Duymuyorsun?

İç Sesini Neden Duymuyorsun? Mantık mı Sezgi mi? İç Rehberliğini Kaybettiğin Yer Hayatında mutlaka şu anlar olmuştur… Bir kararın eşiğinde durursun. İçinde bir ses sana bir şey söyler. Ama mantığın başka bir yöne çeker. Sonra mantığını dinlersin… Ve içinden şu cümle geçer: “Aslında içimde bir ses bunun doğru olmadığını söylemişti.” İşte o ses sezgindir. Ama çoğu insan sezgiyi duyamaz. Çünkü sezgi sessizdir. Mantık ise gürültülü. Sezgi Nedir? Sezgi, zihnin değil ruhunun bilgisidir. Mantık geçmişe dayanır. Sezgi ise görünmeyeni hisseder. Mantık kanıt ister. Sezgi yön gösterir. Mantık güvenli olanı seçer. Sezgi doğru olanı.

devamı için tıklayın

İlahi Zamanlama Nedir?

Neden Bazı Şeyler Gecikir? İlahi Zamanlama ve Hazır Olmadan Gelmeyen Fırsatlar Hayatında hiç şöyle hissettiğin oldu mu? Her şeyi yapıyorsun… Çabalıyorsun… Niyet ediyorsun… Ama beklediğin şey bir türlü olmuyor. Sanki görünmez bir güç sana “Henüz değil” diyor. İşte bu başarısızlık değil… ilahi zamanlamadır.

devamı için tıklayın
 
Sonraki

Alışveriş Sepetim

ShopPHP | v5