
BEDENİN SAKLADIĞI HAFIZA Yaşadıkların Sadece Zihninde Değil… Bedeninde de Kayıtlı Olabilir
İnsan bazen hayatındaki yorgunluğun nedenini anlayamaz. Her şey normal görünür ama içeride açıklayamadığı bir ağırlık vardır. Sabah uyanır, ancak hiç uyumamış gibi hisseder. Sürekli düşünür, sürekli tetiktedir. Dinlenmeye çalışır ama zihni susmaz. Bedeni gevşemez. İçinde görünmeyen bir alarm sistemi sürekli çalışıyormuş gibi hisseder. Çoğu insan bunun sadece “stres” olduğunu düşünür. Oysa bazı yorgunluklar zihinsel değil, duygusaldır. Ve duygusal yükler uzun süre taşındığında bedenin içine işlemeye başlar. Çünkü insan sadece düşünen bir varlık değildir. İnsan aynı zamanda hisseden, kaydeden ve yaşadığı her deneyime fiziksel olarak tepki veren bir sistemdir. Özellikle yoğun korku, değersizlik, baskı, suçluluk, çaresizlik veya bastırılmış öfke gibi duygular uzun süre ifade edilmediğinde sinir sistemi bunu bir tehdit olarak algılar. Ve işte tam bu noktada beden devreye girer. Kaslar gerilir. Nefes değişir. Kalp ritmi hızlanır. Sindirim sistemi etkilenir. Uyku bozulur. Beden sürekli tetikte yaşamaya başlar. İnsan zihni bazı olayları unutmaya çalışabilir. Ama beden çoğu zaman unutmaz. Çünkü bedenin görevi yalnızca hareket etmek değil, aynı zamanda hayatta kalmaktır. Bu yüzden bazen yıllar önce yaşanmış bir olay bile bugün hâlâ bedenin içinde yankılanıyor olabilir.
devamı için tıklayın








